18 Haziran 2015

Pazarlanan Pazarlamacının Mülakatı

— 
Sıradakini gönderin gelsin!"

"Sıradaki" kelimesinden sonra gelecek hiç bir kelimenin sizi sıradanlıktan çıkaramayacağı bir ortamda, sıradaki gelsin’i sadece anlarsınız. Hiç bir zaman duyamazsınız. Sıradanlıktan çıkabilmek için size verilen söz hakkına da MÜLAKAT denir.


35 yaş üstü belirli bir kariyere sahip olmuş tipik bir yöneticinin karşına geçip oturduğunuzda, görücülere kahve servisini yeni bitirmiş bir gelin adayı edasını taşıyorsanız ve o bunu fark ederse ve  karşısında ensenize sıçmayı başarırsanız %50 yenik başlamamışsınızdır.

Genel olarak görüşmeler birebir olarak değil, üçe bir ya da ikiye bir olarak gerçekleşir. Tanışma ve takı merasiminden sonra damadın (yönetici) önündeki kâğıtta yazanlara tickler koymaya başladığını fark edersiniz / ya da etmezsiniz. (Aklınız varsa edin.)

Sadece bununla kalmayın, karşınızdakilerin ismini aklınızda tutun. Tutun ki birazdan sağlı sollu sorularla size yüz görümlüğü takmak isteyecektir onlar. Cevabınız önünde isimlerini koyduğunu da gayri ihtiyari fren yapmak zorunda kalacaklar ve bu tarz nüanslar sizi sıradanlıktan bir adım daha kurtarır. Damat CV merasimine başlar. Bu apayrı bir makale konusudur. İleride bunları da konuşuyor olacağız. CV üzerinden konuşulacak bir konu kalmadığında tam bir nebze rahatladım derken siz, sevimsiz bir arkadaşın karşısında ensenizde şaklattığı tokat etkisi yapar o soru…?

-         — SENİ NEDEN İŞE ALAYIM???

-          — ÇÜNKÜ SİZ BENİM BABAMSINIZ

Demek gelir dilinizin ucuna, derken başı dönen tansiyon hastası gibi sırasıyla gözleriniz önce sol duvar, tavan ve sağ duvar yapar. Saliseler kalır ve göz göze gelirsiniz! (Değil mi keşke kapı çalsa, keşke kapı açılsa biri girse içeri ne vardı bir kaç dakika daha zamanınız olsa???)

Ama yok!! Cevap ????

 — Çünkü ben yapabileceğime inanıyorum, yaparım ben, mahcup etmem sizi. (Tabi insan babasını mahcup eder mi hiç :)

Hafiften gülümseyip damat bir kaç tick daha koyar önündeki kâğıda. O güldü ya sizde rahatsınız biraz. Sonra birden bir soru daha dürüstlük ve yalan üzerinden gelir (Tabi o kadar sıçtıktan sonra hala şansınız varsa.) Tamam dersiniz... Basit bu soru...! Hemen yapıştırırsınız cevabı.

-          — DÜRÜSTÜM BEN! HAYATTA YALAN SÖYLEYEMEM!

Hatta o kadar gaza gelmişsinizdir ki içinizden o...... çocuğuyum ki yalan söyleyemem ben dersiniz ve bunu bakışlarınızla karşınızdakine de anlatırsınız.
O odada 3 tane yönetici yerine, 3 tane hıyar bile olsa yalansız satışın olmayacağını bilir ve siz gerdek beklerken onlar keyif sigaralarını içmeye başlarlar.

Buna da BİZ SİZİ ARARIZ denir…