1 Temmuz 2015

Bırak Ulusunlar!

Ünlü ressamın, tablosunu çizmeden önce boş tualin altına attığı imza “Bu resim benim adımı taşıyacak, kusursuz olmalı” mantığına dayanır. 

Peki, sizin imzanız nasıl hiç düşündünüz mü?

O resmin kötü olma olasılığının yüzdesi kaçtır sizce?

Satış pazarlamayı bir sanatçı mantığında ele alırsak; onların onlarca, sizin on binlerce meslektaşınız ve rakibiniz var. Yeni ay bembeyaz bir tual gibi karşınızda dururken, sizin hedeflerinizle birlikte gelen iki tane çemberiniz vardır. ETKİ / ENDİŞE

Geniş olan endişe çemberine girerseniz;

- Böyle hedef mi olur? Nasıl yapacağım ben bu hedefi? Abartmışlar! İmkânı yok!

diyerek kendinizi zehirleyip hayıflanırken, her geçen gün o çember biraz daha daralarak sizi boğmaya başlar! Öyle bir hal alır ki, bir yerden sonra sesiniz uğultuya ve sonrasında ulumaya döner. Siz ulurken ay biter!

Ya da en başta o dar olan çemberi (etki) seçip gözünüzü karartırsanız 100 olan hedefinize, ulumak yerine sahaya çıkıp 1 sattığınızda, uluyanların 100 olan hedefi sizin 99 kaldığında;

- Hedefinize etki etmiş olursunuz.
- Sahaya etki etmiş olursunuz.
- Rakiplere etki etmiş olursunuz.
- Piyasaya etki etmiş olursunuz.
- Takım arkadaşlarınıza etki etmiş olursunuz.
- Yöneticilerinize etki etmiş olursunuz.

İçine girdiğiniz o dar çember her satıştan sonra biraz daha genişler ve ay sonu değerlendirme toplantısında veya sahada insanlar yüzünüze bakıp anlamadığınız şeyler söylemeye başladığında, 
BIRAKIN ULUSUNLAR!